Aktivist Ruhlu Göçebe Mimar

Ron Arad

Mücadeleci tavrıyla hep yenilikçi işler üretirken, eleştirmenlerin ya da küratörlerin onu belli bir mesleki kategoriye koymasına da karşı çıkan Ron Arad'ın yaratımlarını tek bir etiket altında anlatmak kolay değil. Mimarlık üretiminden daha çok cesur, deneysel ürünler tasarlamaya odaklandığı için -mimarlık eğitimi almış olsa da- o kendini "göçebe mimar" olarak tanımlıyor.

Ron Arad’ın özgür tavrı, biraz da ailesinden geliyor. 1951’de Tel Aviv’de, sanatçı ve komünist bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş. Kudüs’te Bezalel Academy of Art and Design’da okurken -İsrail’in topraklarını genişlettiği altı günlük- Yom Kipur savaşından sonra dinler çatışmasının getirdiği nefret ortamında ailesinin de insancıl bir İsrail’e olan inancını kaybettiğini anlatır bir röportajında. Silahın ucundaki güce inanmayan Arad, 1973 yılında mezun olduktan sonra Londra’ya taşınmış ve savaş karşıtı rüzgarların estiği bir dönemde Peter Cook ve Bernard Tschumi gibi ünlü mimarların stüdyolarında eğitim gördükten sonra 1979’da Architectural Association’dan mezun olmuş.

Kısa süre sonra Caroline Thorman ile iş ortaklığına girerek önce kendi tasarım ve prodüksiyon firmasını; iki yıl sonra da Covent Garden’daki One-Off mağazasını açar. “Bir kerelik” anlamına gelen One-Off için -isminden de anlaşılacağı gibi- hazır parçaları bir araya getirerek ürettiği ikonik işler yapmaya başlar. Arad’ın dikkat çeken ilk mobilyası Rover Chair, Rover 200 modeli arabanın koltuğu ile 1930’larda tasarlanmış Kee-Klamp tesisat borularından bir strüktürün bileşiminden oluşuyordu. İki yıl sonra yaptığı dövülmüş demirden Tinker Chair, 80’lerde Londra’da yükselişe geçen post-punk nihilizm ve aşırı bireysellik ruhunu yakalamış görünüyordu.

1980’lerin sonunda One-Off Ron Arad Associates bünyesinde mimarlık ve tasarım şirketlerini birleştiren Arad, 1990’ların sonuna dek tüm enerjisini, metal ustalarıyla atölyesinde çalışarak çelik malzemeyi kaynak yaparak, bükerek, döverek heykelsi ve cesur formlara dönüştürmeye adar. 1988’de tasarladığı büyük hacimli Big Easy Chair de çelikten bükülerek yapılmıştı, her şeyin ötesinde tasarımcının kaynaklanarak cilalanmış metal malzemenin görselliğine ve bu tekniğe olan tutkusunu yansıtıyordu. Onun sadece tek sayıda üretilen bu sanatsal işleri, çağdaş tasarım dünyasında öncülerden biri olarak kabul edilmesini sağladı. Mimari, ürün ya da mobilya hangi alanda olursa olsun, Ron arad'ın işleri yumuşak, yılankavi ve kapalı formlarıyla heykelin sınırlarında dolaşıyor. İyi tasarım kriterlerinin belli kurallara sıkı sıkıya bağlanamayacağını savunurken “İyi tasarımın tek bir tanımı yok, manifestolara da inanmıyorum. Adolf Loos ‘süsleme suçtur’ demiş, bence suç filan değil… Her zaman da form işlevi izlemez. İyi tasarım, bazen de iyi iş demektir, tek bir tanım yok, koşullara ve nasıl ele aldığına göre değişir” diyordu.

Deneysel Mobilya

1994 yılında İtalya Como’da, Ron Arad Studio’yu kurduğu sırada çelik, alüminyum ve polyamid gibi çeşitli malzemelerle brutal formlar ve mobilya strüktürleri üretme konusunda artık hatırı sayılır bir deneyim kazanmıştı. Kartell, Vitra, Moroso, Fiam, Driade, Alessi, Cappellini, Cassina, WMF ve Magis gibi markalarla yaptığı iş birlikleriyle bu kez tek parça ürettiği deneysel çalışmaları -bugün modern-klasikler arasında sayılan- seri üretim mobilyalara dönüştürmeye başlar. Kartel’in ürettiği, son röportajlarında bile “en çok gurur duyduğum tasarım” diye bahsettiği Bookwarm kitaplık (1993) markanın hala en çok satan ürünleri arasında. İsviçreli mobilya markası Vitra için tasarladığı Tom Vac Chair ise 1997 yılında, Milano Mobilya Fuarı’nda Domus dergisinin yüzlerce sandalyeyi üst üste koyarak yaptığı enstalasyonla geniş bir kitleye ulaşmış ve iki yıl sonra seri üretildiğinde ise büyük bir ticari başarı getirmişti. Tom Vac’in polyester pigmentlerle renklendirilmiş cam fiber versiyonu on yıl sonra Pic Chair’e dönüşür ve Vitra bu tasarımı biraz daha yalınlaştırarak enjeksiyon plastik varyasyonlarını da üretmeye başlar.

Big Easy’nin deneysel ve döşemeli versiyonu da 90’ların başında bu kez İtalyan mobilya üreticisi Moroso tarafından üretildi; çelik sandalyelerin döşemeli versiyonları Soft Big Easy ve Soft Little Heavy de ardından geldi. Ekonomik kaygı duymadan sadece kendi istediği işi üretmekle ilgilenen ama sonra bu tek parça üretimleri sanat pazarında yüksek fiyatlara alıcı bulan bir jenerasyonun belki de ilk temsilcileridir bu mobilyalar. Eserleri rağbet görürken, müzayede fiyatlarını yukarı fırlatması da sürpriz değil. Big Easy sandalyesi tam 60.000 dolara alıcı bulmuştu. “Benim asıl amacım hiçbir zaman bu olmadı. Ama bugün durum farklı, sanat piyasası anlamsız bir şekilde manipüle ediliyor, fiyatlar uçuk. Koleksiyon değeri olup olmadığını zaman gösterecek.”

 

Kural Tanımaz  ve Yenilikçi Tavır

Yirmi kişilik ekipten oluşan stüdyosunda Ron Arad, teknik uzmanlığını sürekli geliştiriyor; hazır yapım parçaları ve alışılmamış malzemeleri bilgi teknolojileri, 3D hızlı prototipleme, nesnelerin interneti gibi geleceğin inovasyonlarıyla bir araya getirmeye devam ediyor; dijital teknoloji entegre edilmiş binalar ve objeler üretiyor.

Daha çok tasarımcı olarak tanınsa da Ron Arad bir yandan Londra’daki Belgo restoranları, Selfridges mağazasının teknoloji katı, Yohji Yamamoto’nun Tokyo’daki Y/ mağazası gibi onlarca dikkate değer mimari projeyi de hayata geçirdi. 1994’te mimar ortağı Alison Brooks ile birlikte yaptığı binanın holünde kıvrımlı strüktürler olan Tel Aviv Opera Binası ve Holon Müzesi gibi kamusal yapıları; Evergreen! ve Armadillo Tea Canopy gibi doğayla ve kent peyzajıyla ilişkileri de sorgulayan kentsel tasarımları kural tanımaz, teknik yenilikçi ve entelektüel tavrını büyük ölçekli üretimlerinde de görünür kılıyor.

Telaviv'de, İsrailli mimar Avner Yaşar ile birlikte çalışarak tamamladığı, büyük ölçekli iş merkezi projesinde olduğu gibi.  Toplam alanı 200.000 metrekareyi bulan 29 katlı binada ilginç olan "ters bakış" açısında göre, uzadıkça giderek genişleyen bir yapıya sahip olması. Gün ışığından olabildiğince yararlanan, buzdağı biçimindeki binanın çatı katı halka açık bir restoren ve seyir terası olarak tasarlanmış. İçeride, 30 metrelik büyük bir atriyum, bir lobi ve toplanma yeri işlevi görüyor.

Alvar Aalto

Mimari, ürün ya da mobilya hangi alanda olursa olsun Ron Arad'ın işleri yumuşak, yılankavi ve kapalı formlarıyla heykelin sınırlarında dolaşıyor.

Alvar-Aalto
alvar-aalto-fabrice-fouillet-paimio-sanatorium
Yeni Proje (25)
Yeni Proje (18)

Yorum Yaz

{{user.tamisim}} {{user.tamisim}}