Bahçeyle Diyalog İçinde

Maggie's Center

İngiliz mimar Amanda Levete'in mimarlık şirketi AL_A 'nin tasarladığı Maggie's Center (Kanser Bakım Merkezi) Southampton General Hospital'ın otopark alanında, beton peyzaj ortasına bir "cennet bahçesi" olarak inşa edilmiş. Hastanenin bulunduğu arazinin dörtte üçünü kaplayan yemyeşil bahçenin "gizlediği" yapı, dış dünyadan koparıp ve korunaklı bir alan yaratıyor.

Hastanenin uzman onkoloji birimini desteklemek için inşa edilen tek katlı yapı,  ince hafif ve bahçeden gelen gökkuşağı renkleriyle, hem hastaları rahatlatan hem de çalışanların omuzundan yükü kaldıran enfes bir hastane bahçe tasarımıdır. Peyzaj tasarımında Sarah Price Landscapes ile birlikte çalışan AL_A, hastanenin yakınında olan New Forest (Yeni Orman)'ın bir parçasını gri bir alanın ortasına taşımayı amaçlamış. Otopark deniziyle çevrili zorlu bir alanda, bir dizi sıradan binalardan oluşan hastane binalarının oluşturduğu bu geniş gri alanda Maggie's Center'ın kolayca ayırt edilip bir hastanenin en çok ihtiyaç duyacağı bahçeyi getirmesi; herkesin bir başka bina değil, bahçe görmesi hedeflenmiş. İç-dış ayrımının belirsizleştiği binada, iç mekan bahçeyle sürekli bir diyalog içinde.

 

Bina düz çizgiler ve farklı yüzeyleriyle, neredeyse minimalist diyebileceğimiz tanımlı bir geometriye sahip olsa da malzeme ve doku paleti, sıcak iç mekanlar ve dokunsal yüzeyler insanı iyi hissettiren bir atmosfer yaratmış bir mimari bahçe tasarımıdır. İçeride, sade beyaz sıvalı duvarlar, seramik ve ahşap yüzeyler de bu duyguya katkıda bulunuyor.

 

Farklı mimarlar tarafından tasarlanan tüm Maggie's'lerde olduğu gibi, binanın kalbinde, yapının tek kavisli unsuru olan dairesel bir çatı penceresinin aydınlattığı, ortak mutfak ve yemek masası yer alıyor. Binadan dışarı doğru uzanan ve ayrıca bahçeyi farklı alanlara bölen dört "perde duvar", dört ayrı bahçeyi tanımlıyor. Bu duvarların her biri "bahçenin toprağından geliyormuş gibi görünen" Ceramica Cumella tasarımı pastel renkli seramik bloklarla inşa edilmiş. Merkezin özel odalarını kapsayan dört doğrusal kutu, seramik kaplı duvarlara paralel uzanıyor; gelen ziyaretçilere hem akustik hem de görsel mahremiyet sunuyor. AL_A'nın tanımıyla, "dışarıdan tanınabilir tek yapı formları" olan perde duvarlar, bahçe içinde kolayca gizlenmesi için yansıtıcı paslanmaz çelik yüzeylerle kaplanmış. Düz aynalar yerine, her paslanmaz çelik elemanın yüzeyinde izlenimci yansımalar yaratan dalgalı yüzeyler uygulanmış. Dalgalı yüzeyler, kuşların düz aynaların yarattığı optik yanılsama nedeniyle cama çarpmasını da engellemiş oluyor. Her özel oda, boydan boya sürgülü cam kapılar aracılığıyla dört bahçe alanından birine doğrudan erişime sahip. Birbirinden farklı düzenlenmiş bahçelerin her biri New Forest'in ekolojisine saygı duruşunda bulunuyor. İçeride, duvarlar ve özel odalar arasındaki boşluklar, merkezin ihtiyaçlarına göre uyarlanabilen esnek ortak alanlar olarak açık bırakılmış.

 

Maggie's kanser bakım merkezleri, 1995 yılında Maggie Keswick Jencks ve Charles Jencks'in kurduğu yardım kuruluşu tarafından yönetiliyor. İlk merkez, 1996 yılında Edinburgh'da Richard Murphy tarafından hayata geçirilmişti. Yakın zamanlarda, Steven Holl, İngiltere'nin en eski hastanesinin yanında aydınlık bir bina, Heatherwick Studio ise Leeds'te bitkilerle dolu bir mekan tasarladı. 2019'da ise Benedetta Tagliabue ve Patricia Urquiola, Barselona Sant Pau Hastanesi'ndeki Maggie's ile hayır kurumunun Avrupa anakarasındaki ilk binasını hayata geçiren tasarımcılar oldular.

 

Fotoğraflar:  Hufton + Crow

5._maggies_southampton_designed_by_al_a._photo_c_huftoncrow
maggies-southampton-ala-architecture

Bina düz çizgiler ve farklı yüzeyleriyle, neredeyse minimalist diyebileceğimiz tanımlı bir geometriye sahip olsa da malzeme ve doku paleti, sıcak iç mekanlar ve dokunsal yüzeyler insanı iyi hissettiren bir atmosfer yaratmış.

maggies-southampton-ala-architecture-healt

Yorum Yaz

{{user.tamisim}} {{user.tamisim}}