Fenikelilerin Ağacı

Lübnan Sediri

Geniş yatay dallarıyla katman katman göğe uzanan görkemli Lübnan sediri, yüzyıllar boyu hep hayranlık uyandıran bir ağaç olmuş. Mezopotamya'da Sümerlere ait tabletlerde bile adı geçen ağacın insanlık tarihinde çok özel bir yeri var.

MÖ 2000 yıllarında yazılmış Gılgamış Destanı'nda, tanrıların oturduğu dağın önünde yükselir sedir ağaçları. Kahraman kral Gılgamış'ın hikayesini anlatan bu Sümer destanında, Gılgamış, arkadaşı Enkidu ile canavar Humbaba ile savaşmak için sedir ormanına gider; onu öldürdükten sonra şehrini bayındır hale getirmek için ağaçların da çoğunu keser. O günlerden beri kah gemi yapımında kah yakacak olarak kullanmak üzere kesilen sedirler, bugün artık yok olma noktasında.

Lübnan sediri, bilimsel adıyla Cedrus libani çamgiller (Pinaceae) familyasına ait.

40 metreye kadar uzayabilen ve binlerce yıl yaşayabilen bu heybetli, yaprak dökmeyen kozalaklı ağaç, Toros Dağları da dahil olmak üzere Türkiye, Suriye ve Lübnan'ı içine alan Doğu Akdeniz'de yayılış gösteriyor. Işık ister; yarı ışık ağacı olarak kabul ediliyor. Habitat olarak Akdeniz ikliminin hakim olduğu kayalık kalkerli yamaçlarda yetişiyor.  Genç sürgünler grimsi kahverengi, çıplak ya da hafif tüylü. İğne yapraklar 1,5-3,5 cm uzunluğunda, sert ve batıcı. Renkleri önceleri koyu yeşil, zamanla yaşlı bireylerde mavimsi yeşil renk alıyor. Boyları 8–10 cm, enleri 4–6 cm olan, geniş pullu ve bol reçineli kozalakları var.

Kuzey yarımkürede bulunabilecek üç sedir türü daha var. Hepsi, görkemli yatay dallara, mavi-yeşil iğneye benzer yapraklara ve tohumları serbest bırakmak için parçalanan oval konilere sahip olmaları bakımından birbirine benziyor. Atlas sediri Cedrus Atlantica, Kuzeybatı Afrika'da, Fas ve Cezayir'in Atlas Dağları'nda yetişiyor. Deodar sediri olan Cedrus deodara, Batı Himalaya'ya özgü. Hem botanik hem de ortak ad, "tanrıların kerestesi" anlamına gelen ve Sanskritçe devadaru'dan (deva, tanrı veya ilahi ve daru, ağaç veya ağaç) türetilen deodara kelimesini paylaşıyor. Deodar, Pakistan'ın ulusal ağacıdır ve Lübnan sedirinde olduğu gibi, çürümeye karşı direnci nedeniyle kerestesi tapınaklar inşa etmek için büyük talep görmüş. Keşmir'deki Srinagar'ın ünlü yüzer evleri deodar sedir ağacından yapılmış; mantar önleyici ve böcek kovucu özelliklerinden dolayı Hindistan'da Himachal Pradesh'in Shimla, Kullu ve Kinnaur bölgelerinde et ve tahıl depoları yapmak için kullanılmış. Toroslarda ve Kıbrıs'ta yetişen Kıbrıs sediri (Cedrus brevifolia) ise yangınlar ve iklim değişikliği nedeniyle tehdit altında olan türlerden biri.

En kaliteli sedir ağaçları Türkiye'de yetişiyor ama bu ikonik ağaç Lübnan'ın ulusal simgesi. Öte yandan geçmişte kerestenin aşırı kullanımı ve böcek zararlıları, otlayan keçiler ve modern kış sporu etkinliklerinden kaynaklanan hasar nedeniyle bugün tehdit altında. Birinci Dünya Savaşı'nda kıyı bölgelerine yapılan demiryolu inşaatı ve sonra da trenlerin yakıt ihtiyacı, Lübnan'ın sedir stokunu hızla eritmiş. Bir zamanlar ahşabından firavun tabutları yapacak kadar değer verilen ağaç adeta yok edilmiş. Lübnan Dağı'nda yetişen son bahçeler, Tanrı'nın Sedirleri (Horsch Arz el-Rab) olarak biliniyor. Korunmaları için 1998'de UNESCO Dünya Mirası Alanları listesine eklenmiş.

Gövdesinden çıkarılan bitkisel katran dolayısıyla "katran" diye bilinen Lübnan sedirinin, ambar katran, koca katran, çardak katran gibi yerel isimleri de var Anadolu'da. Reçinesindeki başka kimyasallar ahşap zararlısı böcekler ve mikrobiyal bozulmaya karşı koruma sağlıyor. Bazı arkeolojik buluntular kokusunun da kalıcı olduğunu gösteriyor. Mısırlılar da mumyalama işleminde sedir reçinesi kullanmışlar.

Yoğun ve geçirimsiz dokusu, sağlamlığı, kokusu, dayanıklılığı ve böcek istilasına karşı direnci nedeniyle, Fenikeliler için son derece değerli bir ticaret ürünü olmuş. Komşuları Asurlular, İsrailliler, Mısırlılar, Babilliler, Persler satın almaya, vergi olarak talep etmeye ya da zor kullanarak elde etmeye çalışmış.

Gemilerini sedir ağacından yapan Fenikeliler, Akdeniz'i boydan boya dolaşan dünyanın ilk deniz ticareti yapan milleti olmuş; sedir kerestelerini lüks tüketim malları ve değerli hammaddelerle takas etmişler.

Kral Süleyman, Kudüs'teki tapınağını inşa etmek için sedir ağacını Lübnan'dan getirtmiş, kendisine sedir ağacı kerestesi ve ahşap ustaları göndermesi karşılığında Tir Kralı Hiram'a gümüş, bol miktarda zeytinyağı ve tahıl teklif etmiş. Romalı yazar Vitruvius, antik dünyanın yedi harikasından biri olan Efes'teki Diana Tapınağı'nın çatısının sedir ağacından yapıldığını söyler. MS ikinci yüzyılın başlarında, Lübnan sedirleri tarafından o kadar değerliydi ki Roma imparatoru Hadrian, Doğu Akdeniz'de kalan ağaçlar için bir imparatorluk rezervi oluşturmak, onları korumak ve daha fazla kesilmesini önlemek umuduyla taş sınır işaretleri kurmuş.

İnsanlığın başından beri pek çok uygarlığa tanıklık eden bu görkemli ağaçlar, yoğun tüketimden dolayı nesli tükenme tehdidiyle karşı karşıya olsa da bugün koruma adına sürdürülen çalışmalar umut veriyor.

Yeni Proje (4)

Yoğun ve geçirimsiz dokusu, sağlamlığı, kokusu, dayanıklılığı ve böcek istilasına karşı direnci nedeniyle gemilerini sedir ağacından yapan Fenikeliler için son derece değerli bir ticaret ürünü olmuş.

Yeni Proje (6)
Yeni Proje (69)

Yorum Yaz

{{user.tamisim}} {{user.tamisim}}